Present Perfect Tense / Geçmiş Zaman

Bu zaman kalıbı için Türkçe’de birebir karşılık olduğunu söylemek zor.

Present Perfect Tense şöyle kuruluyor :
have + participle (yani verb3 /fiilin 3. hali)
Örnek : I have talked to John : John’ile konuştum (konuşmuş bulunmaktayım)

Düz cümle
I have talked to John
You have talked to John
He has talked to John / She has talked .. / It has …

We have talked to John
You have talked to John
They have talked to John

Soru
Have I talked to John
Have you talked to John
Has he talked to John

Have we talked to John
Have you talked to John
Have They talked to John

Olumsuz
I have not (haven’t) talked to John
You have not talked to John
He has not (hasn’t) talked to John
We have not talked ..
You have not talked ..
They have not talked ..

Kullanıldığı durumlar şöyle :

1) Bir olay oldu. Fakat olayın olduğu zaman değil de, doğrudan olması önemli. Yani konuşulacak olan cümlede zaman belirtilmek gayesi yok. Veya zaman sorulmuyor.
Örnek : Baba, ev ödevimi bitirdim. / Dad, I have finished my homework.
Görüldüğü gibi burada çocuğun babasına vermek istediği mesaj yalnızca ev ödevini bitirmiş olduğu, yoksa ne zaman bitiridği değil.
(Şayet, zaman bildirmek istemiş olsaydı, doğrudan Past Simple Tense kullanırdı. Yani; Dad I finished my homework 2 hours ago / Baba, ev ödevimi 2 saat önce bitirdim)

2) Bir olay geçmişte başladı ve halen geçerli (sürüyor).
Örnek : Ben 10 yıldır ingilizce öğretirim.
I have taught English for 10 years (teach, taught, taught => fiilin 3. hali)

Not : Eğer “I taught English for 10 years” deseydik, 10 yıl İngilizce öğrettim yani, “artık öğretmiyorum” olurdu.

Bir zaman için derken (.. kadar zamandır, yani 10 yıldır, 20 dakikadır, 3 saattir) “for” kullanıyoruz
I have worked for this company for 2 months (2 aydır bu şirket için çalışırım)

.. dan beri derken “since” kullanıyoruz
I have worked for this company since July (Temmuzdan beri bu şirket için çalışırım)