İngilizceyi nasıl öğrenebiliriz? Hoca ve Metod



İngilizceyi öğrenebilmek için ne yapmalıyız? Bu bizim için gerçekten de hayati bir konu olduğuna göre neler önemlidir bu beceriye sahip olabilmemiz için?

İNGİLİZCEYİ KONUŞABİLMEK İÇİN, iyi gramer bilmek gerekir mi, yoksa çok kelime bilmek mi şarttır?

Genellikle şöyle bir yanlış bilgilendirme dolanır hep ortalıkta; İngilizce konuşmak için çok kelime bilmelisiniz.

Hemen şunu düşünelim. Biz Türkçeyi kaç kelimeyle konuşuyoruz sizce? 100 mü, 200 mü? İnanın hergün konuşurken kullandığımız kelimeleri sayarsanız bundan fazla çıkmayacaktır muhtemelen (çoğumuz için geçerli).

Peki sıradan bir ingiliz vatandaşı konuşurken kaç kelime kullanır genellikle? Keza o da muhtemelen bu cıvarda kelime kullanmaktadır günlük hayatında. Demek ki “İngilizce konuşmak için çok kelime bilmek” tespiti ve yönlendirmesi pek de DOĞRU DEĞİLDİR.

Şöyle denseydi eğer ifade yerini bulurdu;

“İyi veya yüksek seviyede ingilizce konuşmak için çok kelime bilmek gerekir”. Ama unutmayın ki biz ilk etapta “derdimizi düzgün bir lisanla anlatabilecek temel ingilizceden” bahsetmekteyiz.

Burada en önemli nokta da şudur;

Bir kelimenin (veya fiil) anlamını öğrendiniz diyelim. İyi de o kelimeyi cümle içinde kullanabiliyor musunuz hiç zorlanmadan? Cevap hayırsa inanın ki o kelime size ait değildir. Evet bir yerde rastladığınızda ne manaya geldiğini anlayabilirsiniz tabii ki, ama unutmayınız ki “konuşabilmekten” bahsediyoruz burada. Siz o kelimeyi cümle içinde kullanmayı bilmiyorsanız .. bunu net olarak öğrenmemişseniz, konuşmalarınızda o kelime ile ilgili bir fikiri nasıl ifade edeceksiniz.

Onun için yeni bir kelime öğrendiğinizde mutlaka o kelimeyi cümle için de kullanma egzersizleri yapmak gerekmektedir.

PEKİ .. GRAMERİN (yani dilbilgisi) ÖNEMİ NEDİR ?

Diyelim ki kelimleri öğrendiniz.. Hatta bir sürü deyim öğrendiniz vs vs .. Pekiyi, şimdi bu kelimeleri bir araya getirin de fikrinizi ifade edin, derdinizi anlatın bakalım karşınızdaki yabancıya .. Nasıl mı ?? :)

İngilizce cümlelerdeki kelime sıralamasını, hangi zaman kalıbını hangi durumda kullanacağımızı, kelimeleri ve hatta cümleleri hangi bağlaçlarla bağlayabileceğimiz öğrenmezsek cümleyi nasıl kurabiliriz ki ?? İşte bu da gramer değil de nedir? Bu olmazsa, kelimeler ne işe yarar ki? O zaman lugat da (sözlük) konuşurdu dile gelip :)

Evet .. işte bu nedenden dolayı gramer önemli değil ifadesi (şayet bir yerlerde duymuş veya okumuşsanız) yanlış bilgilendirme ve yönlendirmedir.

GRAMER OLMADAN KELİMELERİ CÜMLE HALİNE GETİREMEYİZ. PEKİ .. ÖZETLE İŞİN DOĞRUSU NEDİR ?

Gramer de gereklidir.. Kelime bilgisi de (200-300 en öncelikle kelime rahatlıkla yeter ).

Fakat önemli olan şudur; Gramer kalıbını da öğrendiğimizde onu kullanarak cümleler yapmalıyız hemen..

Kağıt üzerinde kalmamalı öğrendiğimiz .. “HEMEN KULLANMALIYIZ“ … Yanlış da yapabiliriz.. Peki nasıl anlayacağız .. Kim düzeltecek.. Eğer ders görüyorsak hoca düzeltecek tabii ki .. Yanlışımızı göreceğiz ve aynı hatayı yapmayacağız..

YANİ ÖZETLE

Bilgiyi yükleyeceğiz
Onu kullanacağız
Yanlış Yapacağız (muhtemelen),
Düzelteceğiz ve doğrusunu öğreneceğiz..
Sistemin özü bu ..Çok basit şekilde .. TRIAL & ERROR METHOD desek mi acaba buna :) Yani “Deneme Yanılma” metodu .. İnsanlığın üzerine basarak yükseldiği metod.

Bu durum gramer için olduğu gibi aynen kelime için de geçerlidir tabii ki .. Yani bir kelime öğrendiğimiz zaman hemen onunla cümleler yapacağız. Yoksa o kelime bizim için yalnızca pasif bir varlık olur..

Tabii ki ve hi şüphesiz bu çalışmalarımızda bizi yönlendirecek, bize anında müdahale edecek birinin çok büyük faydası var .. O kim mi ?? Hoca .. Bunu temin etmek iin de bütçe gerekiyor şüphesiz ..

Fakat inanınız “ilk başta maliyeti daha fazla gibi görünse dahi” birebir çalışma (eğer iyi bir hocaya düşmüşseniz) neticede çok daha sağlıklı olmakta ve kıyas edilemeyecek kadar iyi netice vermektedir. Bu şekilde kişi neticede aynı parayı (ve hatta belki de daha az) harcayarak ingilizce konuşuyor duruma gelebilmektedir. Kurslarda ise nerdeyse 5-10 yıl çabaladıktan sonra maalesef hiç birşey olamadğını görüp ya havlu atmakta ya da özel hoca aramaya başlamaktadır son çare olarak.

DİL ÖĞRETEBİLMEK “BİR ANNENİN ÇOCUĞUNA GÖSTERDİĞİ ÖZEN SABIR VE KONSANTRASYONDAN” FAZLASINI GÖSTERMESİNİ GEREKTİRİR, İYİ BİR HOCANIN TALEBESİNE …

O gayreti gerçekten birlikte yaşayabilmeyi gerektirir hoca açısından .. Öyle tesadüfen Türkiye’ye yolu düşmüş, veya bir Türk ile evlenmiş veya birlikte bir yabancının “ben ne yapsam acaba” deyip de ingilizce öğretmenliğine soyunmasıyla olmuyor bu işler .. Bakınız şekil 1 .. özel kurslarda sık sık karşılaşıyoruz bu durumlarla .. Ondan sonra hanımefendi veya beyefendinin bir şekilde kafasına esiyor .. Ertesi gün hoca yok .. Talebenin durumunu düşünebiliyor musunuz? Bırakın yoğun ilgi görmeyi, hoca yok etrafta .. Tam bir komedi (esasında trajedi tabii) .. zira paralar ve emekler ve de en kötüsü zaman uçup gidiyor bu arada ..

Zaten prensip olarak (ve de maalesef) kalabalık gruplar halinde ingilizce konuşmayı öğrenmek “neredeyse” olanaksız.. Çünkü o kadar kişiye aynı konsantrasyonla gereken ilgiyi gösterebilmek “pratikte” olanak dışı zaten .. Onun için burada hocanın da günahı yok .. Sistemde sorun .

Bakınız birçok kurslarda, hatta bazı yabancı konsoloslukların “bizim yerimiz, oraya gidin” diye tavsiye ettiği yerlerde bile talebeleri kolaylıkla (yani tam öğrenmeden) bir üst kura geçiriyorlar genellikle ..

Örneğin talebeye şimdi “upper intermediate seviyedesin” deniyor .. Bu durumda bu kişinnin hatta bayağı akıcı şekilde  konuşabilmesi gerekiyor.. Ama iş başa düşünce hiç de öyle olmadığı görülüyor ..

Kişiye diyorsunuz ki “Ben işe gitmek istiyorum” de bakayım ingilizce .. Cevap “gak guk.. hım” filan .. güç bela “I want to go to work” ya diyebiliyor ya da diyemiyor ..

Peki diyorsunuz .. “Ben senin işe gitmeni istiyorum” de bakayım ..İnanın kişi “tam bir kilit” .. Yani kişi “I want you to go to work” diyemiyor … bu basit cümleyi söyleyemiyor .. Peki kardeşim bu kurs seni nasıl oldu da upper intermediate seviyeye geçirdi .. Daha elementary seviyeyi bile yapamadan sen ??

Cevap çok basit .. Eğer kurs bu kişiye deseydi ki “Siz elementary seviyede konuşmayı öğrenebilmiş değilsiniz henüz .. Maalesef bu seviyeyi bir daha okumanız gerekiyor” tabii ki kişi de şunu diyecekti “Kardeşim ben neden bir daha aynı şey için zaman ve para harcayayım .. Siz öğretseydiniz ..” ve tasını tarağını toplayıp kurstan ayrılacaktı .. Kursun kaybı olacakmıydı sizce ?? (yani öğrencinin ödeyeceği kurs ücretinden bahsediyoruz) :)

Dolayısıyla bu (gerçek) örnekten de anlaşıldığı üzere bu iş ciddi şekilde ticaret haline getirilmiş bulunmaktadır birçok kuruluş tarafından – gereği gibi öğretebilme, talebeyi yetiştirme endişesini taşımadan…

PARANIZIN, EMEĞİNİZİN VE EN ÖNEMLİSİ ZAMANINIZIN KIYMETİNİ BİLİN LÜTFEN …

Sevgili Ziyaretçiler … Sorularınız olursa buraya yazabilirsiniz .. Bunlara (iyi niyetli, samimi ve akıllı olanlara) elimizden geldiğince cevap verip, yol göstermeye hazırız .. Zaten burada sizlere ingilizce ile ilgili destek vermek istiyoruz .. Bu bölümde birçok tercüme egzersizleri .. gramerle ilgili hususlar ve sorularınıza cevaplar bulabileceksiniz.. umut ediyoruz .. Lütfen bize güzel sorularınızı gönderin ve cevaplarını takip edin (elimizden geldiğince yetişmeye çalışacağız)

Sevgilerle
ingilizceders.net